..




Konusu:

Bilgi mutluluğa zarar verebilir mi?


 Yazar Rumuzu: umut5225

 Eser Sıra Numarası: 210226eser26




                                                                DOĞRU ANAHTAR

       Mutlu musunuz? Ya da bilgili? Peki bilge misiniz? Bu dünyada bilgi olmadan hiçbir duygunun yaşanmayacağını düşünüyor musunuz? Mesela mutsuzluk, mutsuzken yeni bilgilere açık olur muyuz? Belki bizi mutlu edecek bilginin ya da yalanın arayışına çıkarız. En sonundaysa bir şeye inanır ve mutsuzluğumuzu unutmaya çalışırız. Yani bizi mutlu eden de bir bilgidir, mutsuz eden de. O zaman bilgi mutluluğa zarar verebilir mi? Evet ya da hayır. Çok basit kalmaz mı? Cevaptan önce soruyu anlamak gerekmez mi?

Mesela nedir mutluluk? Berhudar olmak, mesut olmak, evet ama birine sorduğumuzda bu yanıtı alabilir miyiz? Pek sanmam. Kimine göre çocuk olmaktır mutluluk, bütün günün yorgunluğuyla eve dönmek, aile olmaktır. Kimine göre de hedefine ulaşmak, başını yastığa huzurla koymak, bir kitap okuyup baş karakterin etkisinde kalmaktır… Bazen lunaparkta bazen kütüphanede bazen de bir çikolata paketinde buluruz mutluluğu. Öyle ansızın çıkar karşımıza. Mutsuzluk gibi mutluluk da çok sever sürprizleri. Zaten sürpriz olmasa bu iki ayrı duyguyu bu kadar derinden yaşayamazdık. Belki sevinç ve üzüntüye dönüşürdü mutluluk ve mutsuzluk…

Ama bilgi, öylece durup dururken karşına çıkmaz. Öğrenilmeyi bekler, emek ister ve sen o emeği verirsen, çaba gösterirsen asla karşılıksız kalmaz. Sana bir şeyler öğretir. Mutsuzluğu ya da mutluluğu, ama öğretir. Seni olgunlaştırır. Peki bilgiye ulaştığında ne olur? Emeğinin karşılığını alırsın. Hedefine ulaşırsın. Biz mutluluğun tanımını yaparken hedefine ulaşmak dememiş miydik? Yani amaca ulaşmak bizi mutlu eder demiştik. İşte aradığımız cevap soruda gizliymiş. Bilgi mutluluğa zarar verebilir mi? Hayır. Hatta bilgi, mutluluğa açılan kapının anahtarı. Her zaman cebimizde taşımamız gereken bir anahtar.

Ama yanlış anahtarı yani yanlış bilgiyi cebinizde taşımaktan kaçının. Nelere sahip olduğunuzun farkına varın, nelere sahip olmadığınızın değil. Çünkü sahip olmadıklarının farkında olan bir insan bilge olamaz, o insan yalnız bilgilidir ve en önemli bilgiyi gözden kaçırmıştır. Kendini tanımıyordur, kendini bilmiyordur. Onu nelerin mutlu edeceğini, nelerin farkına varması gerektiğini bilmiyordur. Mesela bilgililer sıcak yuvaları olduğunu es geçip sarayları olmadığı için üzülüyorlardır. Ama bir yerde bilgeler çok mutlulardır çünkü yiyecek ekmekleri vardır, portakallı ördekleri olmasa da doyuruyorlardır karınlarını…

Eğer günün birinde, dünyanın bir yerinde bilgi mutluluğa zarar verebilirse orada ya doğru bilgiye giden yollar kapatılmıştır ya da bilgililer kendilerini bilge zannediyorlardır. Çünkü yalnız yanlış bilgiyi cebinde taşıyanlar mutluluklarına zarar verir ya da o yanlış bilgiye boyun eğmek zorunda olanlar. Örnek vermek gerekirse, bilgili olmak insanların ten renklerinin, dillerinin, dinlerinin farklı olduğunu bilmektir. Ama bilgelik herkesin aynı oyunları oynadığının, üzülünce ağladığının, hayalleri olduğunun farkına varmak ve incir çekirdeğini bile doldurmayacak sebepleri görmezden gelmektir.

      Şimdi cevap verebilir miyiz? Tüm bilgilerimizle mutlu muyuz? Olmalıyız… Bildiklerimizle bilmediklerimizle, mutluluklarımızla mutsuzluklarımızla biz bir bütünüz. Kendimizi değiştiremez, hafızamızı silemeyiz. Ama ne öğrendiğimize, nasıl öğrendiğimize dikkat ederek kendimizi geliştirebiliriz. Bundan sonra yanlışıyla doğrusuyla bir şeyler öğrenerek ama yalnız doğru bilgileri cebimizde taşıyarak gelişebiliriz. Böylelikle bilinçli, mutlu, bilge olabiliriz ve rahatlıkla söyleyebiliriz ki mutsuz insan bilgilidir, mutlu insan bilgedir. Elimizdekileri kullanmayı bilirsek sorumuzun cevabı hayırdır.