..




Konusu:

Bilgi mutluluğa zarar verebilir mi?


 Yazar Rumuzu: ukde2432

 Eser Sıra Numarası: 210209eser01


                                                        KALIPSIZ DÜŞÜNMEK

                   Bilgi mutluluğa zarar verebilir mi? Bu sözü mercek altına alıp incelediğimizde tabi ki de bir cevap verebiliriz. Ama mercek altında incelediğimiz zaman cümlenin tamamına odaklanamayız değil mi? Yalnızca mercekle baktığımız yerler büyür. Ama benim düşüncem bütüne odaklanmak. Bu soruyu etrafımdaki insanlara sorarsam belki de hiç düşünmediğim cevaplar verebilirler. Ama genel olarak düşünecek olursak bu sorunun cevabı evet ya da hayırdır. Ya cevap bunların arasında ise bence bu da bir cevaptır.

Farklı açılardan baktığımızda farklı cevaplar alırız. Bu olay tıpkı dokuz rakamına tersten bakmak gibidir. Bakış açılarımız yaşadığımız olaylara, bulunduğumuz çevreye göre değişiklik gösterir. Ben yine de bu konu hakkında kesin bir cevap bulmaya çalışacağım. “ Bir çiçekle bahar gelmez.” atasözümüzden başlamak istiyorum. Evet, doğrudur gerçekten de bir çiçekle bahar gelmez. Bahar demek, erik ağacının kiraz ve daha nicesinin çiçeklendiğinin bayramıdır. Gözlere şenlik, gönüllere huzur veren bir mevsimdir. Baharda çiçek açmasaydı ve yalnızca bir çiçek açsaydı: Bahar mevsiminin bir değeri olur muydu? Tüm değer, açan bir tek çiçeğe binerdi. Bu da mutluluk gibi işte insanlar mutluluğu tek bir şeyde tek bir yerde arıyor. Oysa yeri geldiğinde mutluluk her yerde ve her şeyde olabilir. Mutluluk ne de olsa göreceli bir kavram; paylaştıkça azalmayan, azalamayan iki şey var: bilgi ve mutluluk. Bilgiye gelelim o zaman. Bilgi yeni şeyler öğrendikçe anlamını hayat boyu değiştirecek bir kelimedir. Bilgi ne kadar okusak da bitiremeyeceğimiz bir kitap gibidir. Ama onun da bir sonu vardır elbet. Kitabın son sayfasını açıp ve oradaki sınırsız bilgiyi yok sayıp, okuyunca bilgi bizim için biter. Başkaları için ise devam etmekte olan bir süreçtir. Öğrenmeye istekli insanlar var olduğu sürece bilgi kitabı asla sonlanmayacaktır. Bu sefer de zarar kelimesini ele almak istiyorum. Arama motoruna zarar ne demek yazdığımda “ Bir şeyin bir olayın yol açtığı kötü sonuç ya da çıkar yitimi…” olarak bir açıklama gösterdi. Maddi yönden düşünecek olursak para kaybetmek, obje kaybetmek gibi şeylerle örneklendirebiliriz. Zarar, kaybetmekle özleşen bir kelimedir. “Öfkeyle kalkan zararla oturur.” atasözümüzden çıkarılacak anlamlar büyüktür. İnsan gerçekten kendine hâkim olabilmeli: Kimse bilerek kendini zarara sokmak istemez. Bir de zararın manevi yönden etkileri vardır: ruhsal olarak çökeriz, umutsuzluk, karamsarlık… Ancak bu duyguların hepsi geçicidir. Sevinç ÇOKUM ’un Gül Yüzlüm adlı bir kitabını okumuştum. Orada yaşlı bir kadın, küçük bir kıza: “ Bugün ağlıyorum ama yarın güleceğim.” diyebilmeli insan demişti. Çok haklı bir söz bence… Kötü duyguların hepsi geçicidir. Zarar, olumsuz bir kelimedir ve bu kelimeyi aklımızdan olabildiğince uzak tutmalıyız. Yazımın başında dedim ya genele odaklanmak istiyorum, genele odaklanmak içinse derine inmemiz lazım. Çok boyutlu düşünebilmek için bir kelimeyi anlamak ve yorumlayabilmek önemlidir. Bende “Bilgi mutluluğa zarar verebilir mi?” Sorusunun geneline odaklanabilmek için derine inmeye çalıştım ve sorudaki üç tane kelimeyi kendimce açıkladım. Şimdi farklı bakış açılarından cevap arayacağım.

Mesela; bir örgenci düşünelim, herhangi bir sınava girmiştir ve kendince sınavının çok ama çok iyi geçtiğini düşünüyordur. Birkaç gün sonra sınav sonuçları açıklanmış ve düşük not aldığını öğrenmiştir. Sınavı çok iyi geçmesine rağmen düşük not almıştır. Puanı bir bilgidir. Sınavının iyi geçmesi ise mutluluktur. Bu durum, bilginin mutluluğa verdiği zarardır. Böyle düşünen birisi “Bilgi mutluluğa zarar verebilir mi?” sorusuna “Evet” yanıtını verir.

Öte yandansa; bir kız düşünelim sevdiği oğlanın bir arkadaşı sayesinde kendisini sevdiğini öğreniyor. Onun için sevdiği oğlanın kendisini sevdiğini öğrenmesi bir bilgidir. Bu olay bir mutluluktur. Böyle düşünen birisi için bilgi mutluluğa zarar verebilir mi? sorusunun cevabı hayırdır.

Şimdi ise bir duyma engelli birey düşünelim mesela birkaç sene evvel insanlarla bağırarak konuşuyordur. Bir kişi bu durumu kendisine söylemiştir. Yaşadığı duyguyu birazda olsa anlayabiliyoruz değil mi? bu soruyu ona o anda sorsaydık “ Evet” yanıtını verirdi. Şimdiki zamana dönelim, sesinin tonunu ayarlayabilmek için özel dersler almıştır. Artık normal bir şekilde iletişim kuruyordur. “Bilgi mutluluğa zarar verebilir mi?” sorusuna sizce nasıl bir cevap verir. Bence öğrendiğimiz bazı bilgiler, ilk başta bizi hayal kırıklığına uğratabilir, ne kadar gerçek ne kadar doğru olsa bile. Hepimiz birer insanız ve eksiklerimiz var. Aslında her insanın içten içe istediği kusursuz olma etkisinde kalmış gibiyiz. Kusursuz olmaya çalışıyorken bizim için önemli olan şu kısacık hayatlarımızda zamanımız tükeniyor. Birazcık empati herkesi ve her şeyi kusursuz yapar.

     Demek istediğim şu ki bilgi mutluluğa zarar verebilir mi sorunsun cevabı; yere, sorulan kişiye, hatta olan olaylara göre değişir. Yanıtı evet olan biri, bir süre sonra hayır der. Belki de hayır diyen biri, bir süre sonra evet diyebilir. Bu sorunun cevabı, açılan lambaya, tozlu kitap raflarına, kapanan perdeye, yaşlı bir teyzeye, sokak köpeğine ve her gece yeniden azimle doğan mütevazı ayın bıraktığı izlenimlere göre değişir. Bilgi mutluluğa zarar verebilir mi? Sorunun yanıtı yaşanmışlıklarla belirlenir.



önceki eser / sonraki eser