..




Konusu:

Bilgi mutluluğa zarar verebilir mi?


 Yazar Rumuzu: sislerbulvarı0000

 Eser Sıra Numarası: 210226eser28




                                              BİLGİ, İNSAN VE MUTLULUK ÜZERİNE

      Bilgi, uçsuz bucaksız bir deniz; insan, sahildeki taşlarla oynamayı bırakıp uçsuz bucaksız denizin büyüsü etkisinde kalan çocuk; mutluluk ise dalgaların dansı eşliğinde çıkılmış bir yolculuktur. Dalgalar, çocuğu engin ufuklara kadar götürür lakin bu yarıda bırakılmış bir film gibidir çünkü asıl istenilen ufkun ardını görmektir. Bu merak duygusu da insanlığı var oluşundan beri bilinmeyeni bilme yolculuğuna çıkarmıştır. İlk insanlar nerede yaşadığını öğrenme çabası ve hayatta kalabilme uğruna bilinmeyeni bilme yolculuğuna çıkmıştır. Bu yolculuğun amacı daha sonraları ihtiyaçlara göre şekillenerek tekerlek, çivi, pusula, matbaa, buhar makinesi, ampul, penisilin, telefon, radyo, televizyon, bilgisayar, internet ve… Bilginin sonsuzluğa açılması ve insanın hayal gücü koyduğum noktaların sayısını da artıracaktır. Çünkü bilgi, kar topu gibi yuvarlandıkça büyür.


Yeni bir şey öğrenmekten korkan ya da öğrendiklerini bir kenara bırakan insanlar mutlu olabilir mi? Yoksa mutlu olduklarını mı sanırlar? Bir oyun yazarı yeni bir oyun yazdıktan sonra, mümkün olduğu kadar uzun süre cahil bir mutluluk durumunda kalmayı seçerek tüm eleştirmenlerin incelemelerinden uzak durabilir. Haberi açmayı reddeden insanlar için de bilgisizlik mutluluk olabilir. Peki, bu gerçekten mutluluk olabilir mi? Gerçekler insanın kapısını elbet bir gün çalacaktır. Elimiz boş mu karşılamalıyız yoksa tedbirlerimizi alarak mı? Bilginin insana getirdiği en büyük güç, hayat karşısında farkındalık sağlamasıdır. Bizi ayakta tutan da budur: Farkındalık. Çevremizden üzücü bir haber alabiliriz. Ama bu haber, bizim hayata daha sıkı bağlanmamıza neden olmalıdır. Yarısı boş olan bardağı edindiğimiz bilgilerle doldurmak bizim elimizdedir.


“Nasıl mutlu olurum?” sorusunun cevap şıklarına hep dış dünyayla ilgili ifadeler konur. Bu şıkların hangisini seçersek seçelim hep kısa süreli mutluluk sağlar. Çünkü uzun vadeli mutluluk dış dünyamız değil iç dünyamız tarafından sağlanır. Bizi mutlu eden sadece bir şeye ulaşmak değildir. Ona ulaşabilme hayali ve ihtimalidir aslında bizi gerçekten mutlu eden. Bundan dolayı mutluluğu bir varış noktası değil de yolculuğun tam kendisi olarak nitelendirmek doğru olur.


     İnsanlar, farklı özelliklere sahip çeşit çeşit milyarlarca insan… İnsanların bilgiyi yorumlayış biçimi de farklıdır. İnsanın zihin süzgecinden geçen bilgi, uygulanış aşamasındayken birtakım faktörlere göre bizim “iyi ve kötü” ifadeleriyle kılıf giydirdiğimiz bazı davranışlar sergilerler. Bu davranışlar mutluluğu sağlayabildiği gibi mutluluğa zarar da verebilir ancak bilmemiz gereken bilginin değil insanın kendisinin mutluluğa zarar verdiğidir. “Bilim atom bombasını üretti, fakat asıl kötülük insanların beyinlerinde ve kalplerindedir.” demiş Einstein. Hayatta karşımıza bilgiyi kötüye kullanan insanlar çıkacaktır ama unutmamamız gerekir ki bilgiyi iyiye kullananlar da karşımıza çıkacaktır. Geceyle gündüz gibi. Göreceğimiz güneşli günler için bilgiyi mutluluğa zarar vermeyecek, insanlığa faydalı olacak şekilde kullananlardan olmalıyız.