..




Konusu:

Bilgi mutluluğa zarar verebilir mi?


 Yazar Rumuzu: özgür1923

 Eser Sıra Numarası: 210226eser67


                       



                                               MUTLULUK YOLUNDA BİLGİNİN YERİ

     Konuyu duyduğum anda yüzümde alaycı bir tebessüm oluştu. İnsanoğlunun ne kadar bencil olduğunu bilmiyorsunuz sanırım. Öyle bir şey ki bu insanoğlu... Sahip olduklarıyla asla yetinmez. Mutlu olmayı yakalamak isterken dipsiz bir kuyuya düşer.

Dünyayı kurtaracak tek şeyin ‘sevgi’ olduğunu söylememe gerek yoktur herhalde. Sevgi, aşk bile insana günün sonunda acı çektirirken ‘mutlu olmak’ kavramını genel bir şekilde ele almak da mümkün değildir. Ben buraya gelip uzun cümleler kursam bile ne öğreneceksiniz ki? Belki de elinizde sadece harfler kalacak. Önünde sonunda kendi istediğinizi yapacaksınız. Kendi düşüncelerinize hapsolacaksınız. Çünkü siz insansınız.

Bu hayattaki en masum hırsızlık yaşamaktır. Zengin ve fakir ayrımıdır yaşamak. Zengin bir yaşam için yapmanız gereken tek şey mutluluğu çalmaktır. Ancak bir insanın hayatında yapacağı en zor hırsızlık da bu olacaktır. Çünkü nasıl sahip olacağınızı asla bilemezsiniz. Zaten bilmenize de gerek yok. Çünkü çok bilmek mutluluk getirmez; çok yaşamak mutluluk getirir.


Yıllardır gördüğümüz, saatlerce kalkmadığımız o sıralarda oturma sebebimiz neydi? Ben size söyleyeyim. Bilgi değildi. Bize yaşamayı öğrettiler. O aklınızın bir ucunda kül olup gidecek olan sözleri değil, attığınız her adımı öğrenecektiniz. Elinizde olan bu bilgiyi kullansaydınız eğer, o zaman iki ayağınızın üstünde durmayı da öğrenirdiniz. Yoksa bilgi size yük olmak dışında bir işe yaramaz. Eğer ki bilgiyi kullanamıyorsanız bırakın çabalarınızı. Yaşayın ve görün.

Şu ana kadar bilgiyi tek kullanabilen insan bana göre Sokrates’tir. ‘İnsan doğasıyla ilgili gerçekleri ortaya koymak dünyanın en tehlikeli işidir. Kimse gerçekte ne olduğunu bilmek, duymak istemez.’ diyen bir filozof. Düşünsenize ‘Bildiğim bir şey var, o da hiçbir şey bilmediğimdir.’ diyen bir adamdan daha fazla ne bilebilirsiniz ki! Eminim ki onun kadar mutlu olmayı başarmak zor.

Klasik bir örnek verecek olursam ne zaman öleceğimizi bilsek ne olurdu? Aklınızdaki tüm bilgileri silerek son salisenize kadar aldığınız her nefesi hissetmek istemez miydiniz?

Her zaman söylediğim bir söz vardır. Sahiden haklı olduğum bariz ve nettir. ‘Bu hayatta akılsız insan mutludur.’ Yaşımı ve boyumu aldırmayın, insanı olgunlaştıran yaşadıklarıdır. Belki size faydam olur diye yazıyorum bunları da. Her gittiğiniz yeri öğrenin. Orada daha önce bulunan insanları öğrenin. Görmüş ve gezmiş insanlardan tavsiyeler alın. Belki onlarda sizin hayatınıza dokunur. Çok gezin. Çünkü emin olabilirsiniz ki gezmek, okumaktan daha faydalıdır. Yaşayın sadece. Öğrenecekseniz hayatı öğrenin, bilecekseniz hayatı bilin yeter.

Hayal etmenizi istiyorum. Kalbinizde yerleşecek bir duygu olacak. İlk hissettiğinizde şaşırmayın. Etrafı dağıtmayın. Yolda son sürat koşmayın. Heyecandan yanlışlıkla birine veya kendinize zarar vermeyin. O hissettiğiniz şey mutluluktur. Nasıl bir hismiş? Çok bilen bir insana göre daha çok mutlu olduğunuzun farkında değilsiniz o an. Ancak evet. Siz o kadar mutlusunuz ki dünyanın en mutlu insanısınız. Deli gibi hissediyorsunuz belki de. Ne güzel değil mi? Belki de küçücük bir şey sizi mutlu etti. Kim öğretti size bu hissi? Kendiniz öğrendiniz. Mutluluğu yakalayıp öğrenen kişi sizsiniz. Mutsuz olmanız için tonlarca sebebiniz olsa bile o an mutlusunuz. Mutlu olmak da olmamak da sizin elinizde.

Son olarak unutmamanızı istediğim ve çok haklı bulduğum bir atasözü: ‘Deliye her gün bayram.’



önceki eser / sonraki eser