..




Konusu:

Bilgi mutluluğa zarar verebilir mi?


 Yazar Rumuzu: coşku1920

 Eser Sıra Numarası: 210226eser69




                                                       BİLGİ YERİNDE AĞIRDIR


<<Bilgi, mutluluğa zarar verebilir mi?>>

Cehalet mutluluk mudur? Bu soru tarih boyunca pek çok bilim insanı ve filozoflar arasında tartışma konusu olmuştur ancak bilimsel anlamda bu sorunu inceleyen ve en çok bilinen kuram Dunning-Kruger etkisidir.

1999 yılında Justin Kruger ve David Dunning, kendilerine psikoloji dalında Nobel ödülü kazandıran araştırmalarına şöyle bir hipotezden yola çıkarlar: “Cehalet, gerçek bilginin aksine, bireyin kendine olan güvenini artırır.” Justin Kruger ve David Dunning daha sonra bu hipotezlerini test etme fırsatı bulurlar. Cornell Üniversitesi öğrencilerine çeşitli sorular sorularak sınavdan alacakları sonucu tahmin etmelerini isterler. Test sonucunda soruların %10’luk kısmına doğru cevap veren en başarısız öğrencilerin testten en az %60 başarı sağladıklarına inandıklarını, testin %90’ına doğru cevap veren en iyi öğrencilerin ise en alçak gönüllü katılımcıların olduğu ve %70 performans bekledikleri tespit edilir. Dunning- Kruger etkisi olarak da bilinen bu sendrom aslında cahil cesaretidir. Charles Darwin’in “Cehalet, genellikle bilgi sahibi olmaktan daha çok özgüvene sebep olur.” sözü ise bu görüşü destekler nitelikte. Nitekim Darwin gibi çoğu bilim insanı, yazar ve filozoflar da cahilliğin kendine güven ve beraberinde getirdiği mutluluk ile ilgili çeşitli yorum ve özdeyişlerde bulunmuşlardır.

Cahillik; kelime anlamı olarak bilgisizlik ve deneyimsizlik durumu olarak bilinse de kişisel tanımlarda herkesin değindiği ortak nokta, cahil insanların her konuda bir fikirlerinin olması ve kendilerine olan büyük güvenleridir. Ayrıca belirli deneyime ve bilgi birikimine ulaşmış insanların çoğu da cahilliğin mutluluk getirebileceği yönünde bir görüşe sahiptir.

Peki ama cehalet gerçekten mutluluk getirir mi? İçinde bulunduğumuz yüzyılın şartlarında bilgiye ulaşmak bu kadar kolayken cahil kalmak mümkün müdür? Yoksa insanların bir seçimi midir? Yani kasıtlı cahillik: Bir şeyleri bilinçli olarak bilmeme ve dolayısıyla sorumluluk almak zorunda kalmama durumu. Bu sorumluluk almama düşüncesi her ne kadar insana kısa vadede mutluluk getirir gibi görünse de uzun vadede zararlıdır. Ancak bu durumun aksi, yani çok şey bilmek de insanı mutlu etmez. Burada da duygusal zekâ devreye girmektedir. Duygusal zekâ kişinin kendi duygularını anlaması, empati kurabilmesi ve duygularını yaşamını zenginleştirecek biçimde düzenleyebilme yetisidir. Örneğin, bir deprem bölgesini ele alalım. Bu bölgede yaşayan cahil ve bilinçli insanların tepkileri de doğal olarak farklı olacaktır. Cahil insan deprem bölgesi olan bir yerin özelliklerini ve karşılaşabileceği olası tehlikeleri bilmemekte ve rahatça yaşamaktadır. Ancak bu rahatlığın bedelini belki sonra ödeyebileceğini bilmez. Yani bu durum kısa vadede iyi gibi gözükse de uzun vadede çok ciddi hasarlara yol açabilir. Bilinçli insan ise bu durumu bildiği için kaygılanır, dolayısıyla da mutsuz olur. Ancak kendisini kuruntularına teslim etmeyip gereken tedbirleri aldığı ve yapması gerekenleri öğrendiği için stresini kontrol altına alır ve bu durumun getirdiği güven duygusuyla mutlu olur. İşte duygusal zekâ tam olarak da bu işe yarar. Duygusal zekayı geliştirebilmek için ise yine bilgiye ihtiyacımız vardır.

Sonuç olarak, bilginin mutluluğa zarar verebileceği yönündeki yorumum şu olacaktır: Bilginin getirdiği kaygı ve beraberindeki mutsuzluk, yine bilginin getirdiği duygusal zekâ kontrolü ve beraberindeki mutluluk ile yok edilebilir. Başka bir deyişle bilgi ancak yerinde ve zamanında kullanılırsa insanı mutlu eder.




önceki eser / sonraki eser