..




Konusu:

Bilgi mutluluğa zarar verebilir mi?


 Yazar Rumuzu: beyazorkide1712

 Eser Sıra Numarası: 210225eser29




                                    MUTLULUKTA BİLGİYE DÂHİL MİDİR?

      Hepimiz hayatımızın çeşitli yerlerinde bilgi kelimesiyle karşı karşıya kalıyoruz. Peki ya bilgi nedir? Hayatımızdaki yeri neden önemlidir? Ne işe yarar ve bize ne katar? Mutluluğumuza zarar verebilir mi? Hayatımızın her kısmında edindiğimiz fikirler, öğrendiğimiz ve keşfettiğimiz yenilikler bilgi dâhilindedir. Yaptığımız her eylem öğrenme ilgisiyle birlikte var oluyorsa buna bilgi denir. İnsan hayatı bilgiyle var olur. Kimi zaman bilgi dediğimiz kelime düşündüklerimizden çok daha farklıdır. Mesela gerçekte var olan bilgi bizim düşüncelerimizden farklılık gösterdiği zaman üzülebiliriz. Kendi doğru bildiğimiz düşünceler her zaman doğru olmayabilir, ama önemli olan onun doğru olup olmadığı değil bizim onu yorumlarken ki uğraşımız, düşünce yetimiz ve öğrenme çabamızdır. Bazen bilgiyi bir denize benzetiyorum hem uçsuz bucaksız öğrenebileceğimiz birçok yeniliğe sahipken hem de her an içinde boğulup, kaybolabiliriz ya da tam tersine keyifli bir şekilde tadına varabiliriz. Doğduğumuz andan itibaren hayata gözlerimizi yumduğumuz ana kadar bilgiye ihtiyaç duyarız. Hayatta her bilgi edindiğimiz şey, bizi mutlu etmeyebilir zaten her bilgi edindiğimiz şey doğru olsaydı ve bizi mutlu etseydi daha fazlasına sahip olmak ister miydik? Ama mutlu eden bilgiler de vardır. Bilgi kavramı çok geniş bir kavramdır, hayatımızda öğrendiğimiz her yeniliğe verilen bir isimdir. Bazen çok bilgili bir insan olduğumuzu düşünebilir ve insanlara da bu bilgileri aşılamaya çalışabiliriz ama bu ara sıra insanlara yardımcı olduğumuzu düşündürtse de bizi yavaş yavaş yalnızlaşmaya itebilir. İnsanların çoğu bizi bilmiş olarak adlandırıp, iletişim kurmak istemeyebilir. Bu sebepten bazı insanlar toplumdan kopmamak adına çoğunluğa uyum sağlamak zorunda kalır çünkü çok bilmek bizi toplumda azınlık konumuna düşürebilir ve çoğunluktan farklı kaldığımız için eleştirilmeye mahkûm hale gelebiliriz peki çoğunluğun uyum sağladığı her şey doğru mudur? İnsanın kendi fikirleri yok mudur? Çok bildiğimiz için mutlu olacağımızı düşünsekte maalesef bazen böyle yalnızlığa itilebiliriz. Önemli olan bilgiyi insanların sizi yargılayamayacağı bir şekilde aktarmak ve kendi özgüveninizi ve özgünlüğünüzü kaybetmemenizdir. İnsanlar kendisini mutlu edecek şeylerin bilgisine ulaşmaya daha açık ve heveslidirler. 

Mesela bir kardeşimizin olacağını öğrenmek bile bir bilgi dâhilindedir ve bizi mutlu eder. Bilgi bize sadece düşünmeyi değil, yorumlamayı, bakış açımızı değiştirmeyi, yeniliklere açık olmayı ve öğrenmeye hevesli olmayı öğretir. Öğrendiğimiz bilgiye göre vereceğimiz tepki değişkenlik gösterir. Nasıl bir kardeşin olacağını bilmek sevindirirse, bir yakınından, sevdiğin birinden kötü bir haber almakta bir o kadar üzer. Zaten hayatımızda öğrendiğimiz kadar mutluluk, yaşadığımız kadar acı duyarız. Bilginin hüzün getireceğini düşünerek bilgiyi inkâr etmeye çalıştığımız zamanlar da olur, hani sonunu önceden bildiğimiz bilgilerde vardır ya ama olan sonucu değiştiremeyeceğimiz için o bilgi bize ne kadar üzüntü verebilecek olsa da duygularımızı kontrol altında tutmaya çalışmalıyız. İnsan bilgiye her an ihtiyaç duyar kimi zaman öğrendiği bilgi onu hüzünden ağlatır, kimi zaman mutluluktan. Tabii ki çoğu insan mutluluktan ağlamak ister kim hüzünden ağlamak ister ki ama maalesef hayatta her şey istediğimiz şekilde ilerlemez. Bazen duygularımıza büyük zarar veren olaylar yaşayabiliriz bazen ise en küçük şeylerden bile etkileniriz. Duygularımız değişmeye çok meyillidir ve bizim en küçük yeniliklerimiz bile onları değiştirmeye yeter. Önemli olan duygularımızı değiştiren bilgiden aldığımız zarardan çok kazandığımız yarardır. Çünkü bir bilgi her zaman kötü sonuç vererek bize hayal kırıklığı yaratmaz, bazen ise yarattığı bu hayal kırıklıkları, ders çıkarıp, aynı hataları tekrarlamayıp, güçlenmemizi sağlar. Öğrendiğimiz her bilgi bize tatmin edici bir cevap vermeyebilir. Bazen bu bilgiyi kafamızda iyice yorumlayıp kendimizi tatmin edecek bir cevap haline getirmek bizim elimizdedir. Objektif bir şekilde araştırma adımlarını takip edersek en net ve doğru bilgiye ulaşmış oluruz. Zaten bizim için önemli olan bilginin mutlu veya mutsuz etmesi değildir ki bizim için önemli olan bilginin en net ve doğru halini bulmamızdır. Bilginin en doğru ve net halini ararken de mutlu veya mutsuz olma ihtimalimizi göz önünde bulundurmalıyız ve ona göre kendimizi hazırlayıp araştırmalıyız. Zaten eğer duygularımızı, bilgilerimize dâhil edersek objektif bir bakış açısı kullanamayacağımız için istediğimiz duygu türünde bir bilgiye ulaşmış oluruz. Bu bilginin en doğru olan hali değil bizim olmasını istediğimiz hali olacağından hayatımızda bize bir yarar sağlamaz, hayatımızda beklediğimiz etkiyi yaratamaz. 

     Yani evet bilgi mutluluğumuza zarar verebilir daha doğrusu bilgi duygularımıza zarar verebilir ama vermemelidir çünkü önemli olan bilginin en doğru ve saf halini öğrenmemizdir. Bu yüzden bilgiye giden yolda mutsuz olmayı göz önüne alarak hareket etmeliyiz. Eğer her şeyi hoşumuza gittiği haliyle düşünüp değerlendirirsek yeniliklere ve bilgiye açık bir insan olamayız tam tersine kendi dünyasında yaşayan kendi fikirlerinin her zaman doğru olduğunu düşünen ve insanlara da bunu düşündürtmek isteyen bencil bir insana dönüşürüz. Bu durumda kendi mutluluğu için başkalarının düşüncesini önemsemeyen bir insana dönüşmüş oluruz. Asıl böyle olunca gerçek mutluluğu elde edip etmediğinize siz karar verin. Ne olursa olsun bilgiden gelebilecek zarardan asla korkmayın çünkü bilgiden gelebilecek olan her bir zarar sizin hayattaki adımlarınızı güçlendirmenizi sağlar.